Ana sayfa Rüya Tabirleri

Rüya Tabirleri

RÜYA NEDİR?

Rüya ilmi, insanlığın ve âlemin başlangıcından beri akıp gelen bir ilimdir ki, nebiler ve resuller o ilim ile amel etmişlerdir. Peygamberlerin çok kerre rüya ile verdikleri haberler, kendilerine rüya ânında Rableri tarafından vahyedilen şeylerdir.

İmam Nablûsî “Ta’tîrü’l-En’âm fi Ta’bîri’l-Menâm” ismini verdiği eserinin önsözünde Allah’a hamd, Resulü’ne salât ve selamdan sonra şöyle demektedir:
– Yüce Allah kerîm kitabında buyuruyor ki:
“Onlar için dünya hayatında da, âhirette de müjdeler vardır.
Bu mübarek âyetin tefsirinde müfessirlerden bazıları: “Dünya hayatındaki müjdeden murad, dünyada bizzat kendisinin veya kendi hakkında bir başkasının gördüğü sâlih rüyadır. Ahiretteki müjdeden murad ise Allah’ı görmektir.” demişler ve bu âyet-i celîleyi böyle izah etmişlerdir.
Kâinatın Efendisi de şöyle buyurmuşlardır:
“Sâlih rüyaya inanmayan kimse Allah’a ve ahiret gününe iman etmemiştir.”
Müminlerin temiz ve pak annesi Hazret-i Aişe (r.anha) demiştir ki:
– Resûlullah (s.a.v.)’de vahyin başlangıcı sâlih rüyalardı. Herhangi bir rüya gördüklerinde sabah aydınlığı gibi aynen zuhur ederdi…
Rivayet edilir ki, bir gün Allah’ın Resulü, Hazret-Î Ebu Bekir (r.a.)’e hitaben dediler ki:
– Yâ Ebâ Bekir, öyle bir rüya gördüm ki, güya ikimiz bir merdivenden çıkıyor muşuz,
ancak ben seni iki basamak geçmişim!..
Hazret-i Ebu Bekir (r.a.) ılık gözlerini Allah Resulünün mübarek cemaline dikip:
– Ey Allah’ın Resulü, dedi. Allah sizin ruhunuzu alıp rahmetine kavuşturduktan sonra ben iki buçuk sene daha yaşarım!..
(Cihan sıddikı Hazret-i Ebu Bekir’in bu tâbiri aynen gerçekleşmiştir…)
Yine bir başka gün Allah’ın Resulü, Hazret-i Sıddîk-ı Ekber’e:
-Yâ Ebâ Bekir, dediler. Rüyamda gördüm ki, siyah bir koyun bana tâbi olup benim peşimden ve o siyah koyuna da beyaz bir koyun tâbi olup onun peşinden geliyordu…
Hazret-i Ebu Bekir (r.a.), Nebiler Nebisinin rüyasını şu şekilde tâbir ettiler ve dediler:
– Ey Allah’ın Resulü, size ilk önce Araplar tâbi olacak, Arab’a da Arap olmayanlar ittiba edecektir…

Bazı hekimlere göre, rüya, ruhun duyularla boğuşmasıdır. Yine bazılarına göre de rüya, beyinsel ve doğal bir eylemdir. Şöyle ki, hayal etme, düşünme vb. güçler uyurken artar. Bu güçler ruhun bir çeşit faaliyetidir ve beyinle alakalıdır. Nitekim uzun bir süre mütalaa eden ve az uyuyan kimsenin beynine sıcaklık ve kuruluk galip gelir ve böylece ruh, bedenin sıkı çalışması sonucu yorgun düşer. Bu da o kimsenin hastalanmasına neden olur. Bu nedenle hastalanan bir kimse menekşe yağı, nilüfer yağı vb. gibi doğal yapısı serin olan maddelerle tedavi edilmelidir.

RÜYA ve İSLAM

İslam âlimlerinden bazıları rüyanın, rüya melekleri tarafından gösterildiğine inanırlar. Bunun da insana rüyasında refâkat eden rüya meleklerinin, insan ruhuna refâkat ederek değişik yerlere götürülüp gezdirilmesi şeklinde olduğunu söylerler. Bu seyahat sırasında ruhun gördüğü olaylar, akıl veya zihin olarak tabir edilen hafıza tarafından kaydedilir, sonra yeri ve zamanı geldikçe veya uyandıktan sonra bir şekilde hatırlanır.

Rüya hakkında hemen herkes bir şeyler söylemiş ve özellikle İslam alimleri, rüya tabircileri ve filozoflara varıncaya kadar herkes, rüya üzerine değişik yorumlar yapmışlardır.